Görsel: John SmibertPublic domainkaynak sayfası ↗değiştirildi
1710 · Dublin, İrlanda
Berkeley: var olmak algılanmaktır
Berkeley, empirizmi kendi mantığına kadar götürdü: eğer bütün bilgimiz duyu deneyiminden geliyorsa, deneyimin ötesinde bir 'madde' varsaymak için hiçbir gerekçemiz yoktur.
Locke, 1689'da zihnin boş bir levha olduğunu ve tüm bilginin deneyimden geldiğini savunmuştu; ama nesnelerin, deneyimimizden bağımsız olarak var olan bir 'maddi taşıyıcısı' bulunduğunu da varsayıyordu. George Berkeley, genç bir İrlandalı din adamı olarak bu varsayımın empirizmin kendi ilkesiyle çeliştiğini gösterdi: madde denen şeyi hiçbir zaman algılamayız — yalnızca renk, sertlik, ses ve kokuyu alg ılarız. Algılanmayan bir şeyin varlığını iddia etmek, deneyimden çıkarılamayacak bir sav öne sürmektir.
Sonuç, ünlü formülüdür: *esse est percipi*, var olmak algılanmaktır. Berkeley bunu maddi dünyanın yok sayılması olarak değil, yanlış tarif edilmesinin düzeltilmesi olarak sunar: ağaç gerçektir, ama gerçekliği algılanan nitelikler demetidir, o niteliklerin arkasındaki bilinmez bir töz değil. 'Kimse bakmadığında ağaç var olmaya devam eder mi?' sorusuna cevabı teolojiktir: Tanrı her şeyi sürekli algılar, dolayısıyla dünyanın sürekliliği güvencededir.
Berkeley'nin konumu çağdaşlarınca çoğunlukla saçma bulundu — Samuel Johnson'ın bir taşa tekme atarak 'işte böyle çürütüyorum' demesi bu tepkinin simgesidir; oysa argüman, tekmelenen taşın algılanan sertliğinden başka bir şey olduğunu göstermez. Asıl etkisi Hume'da görülür: Hume aynı empirist ilkeyi maddeye olduğu gibi zihne ve nedenselliğe de uygulayınca sistem şüpheciliğe varır ve Kant'ı 'dogmatik uykusundan' uyandıran soru doğar. Locke–Berkeley–Hume zinciri, modern felsefede bilgi kuramının omurgasıdır; ortadaki halka olmadan sonraki adım anlaşılmaz kalır.
Konum
Dublin, İrlanda · © OpenStreetMap
Kaynaklar
- George Berkeley — Stanford Encyclopedia of Philosophy — Stanford University
- A Treatise Concerning the Principles of Human Knowledge (1710) — Project Gutenberg
- George Berkeley — Encyclopaedia Britannica — Encyclopaedia Britannica