EONpediaFELSEFE

İlk sorudan bugüne.

MacIntyre önce Marksist, sonra Aristotelesçi-Tomacı bir konumdan yazdı; kendi düşüncesindeki bu kopuş, kitabın merkezindeki 'gelenek içinde ilerleyen akıl' fikrinin denendiği bir örnektir.

Görsel: Sean O'ConnorCC BY 2.0kaynak sayfasıdeğiştirildi

1958 (Anscombe) – 1981 (MacIntyre) · Notre Dame, Indiana, ABD

Erdem etiğinin dönüşü: Anscombe'dan MacIntyre'a

Paylaş

Anscombe 1958'de modern ahlak felsefesinin, dayandığı çerçeveyi kaybettiği halde 'ödev' dilini sürdürdüğünü söyledi. MacIntyre 1981'de bu teşhisi bir tarih anlatısına dönüştürdü ve Aristotelesçi erdem geleneğini yeniden önerdi.

20. yüzyıl ortasında normatif etik iki büyük seçenek arasında sıkışmıştı: eylemin sonuçlarını ölçen faydacılık ve ödevi ilkeye bağlayan Kantçılık. Elizabeth Anscombe'un 1958 tarihli 'Modern Ahlak Felsefesi' makalesi ikisine birden itiraz etti. 'Ahlaki zorunluluk', 'ödev' ve 'yapılmalı' gibi kavramlar, ilahi yasa koyucuya dayalı bir çerçeveden gelir; o çerçeve terk edildiğinde bu kavramlar anlamlarını taşıyan zemini yitirir ve geriye içi boş bir buyruk dili kalır. Anscombe'un önerisi, önce yeterli bir insan psikolojisi ve karakter kuramı geliştirmek — yani Aristoteles'e dönmekti.

Alasdair MacIntyre 1981'de yayımladığı Erdem Peşinde'de bu teşhisi genişletti. Kitabın açılışındaki düşünce deneyi ünlüdür: bir felaketten sonra bilimin yalnızca parçaları kalsa, insanlar terimleri kullanmaya devam eder ama neyi ifade ettiklerini bilmezdi. MacIntyre'a göre modern ahlak dili tam olarak bu durumdadır — bu yüzden ahlaki tartışmalar bitmez, taraflar birbirini ikna edemez, herkes kendi duygusunu ilkeye çevirir (emotivizm). Çözüm olarak, erdemi üç katmanlı bir çerçeveye oturtur: bir *pratiğin* iç iyileri, bir insan yaşamının anlatı bütünlüğü ve bunları taşıyan *gelenek*.

Üçüncü seçeneğin doğuşu böyle oldu: sonuçlar ve ödevler değil, 'nasıl bir insan olmalı' sorusu. Etki tıp etiğinden meslek etiklerine, siyaset felsefesinden eğitim kuramına yayıldı; Philippa Foot, Rosalind Hursthouse ve Martha Nussbaum farklı yönlerde geliştirdi — Nussbaum'un yapabilirlik yaklaşımı bu damarın kalkınma politikasına bağlanmış halidir. Eleştiriler MacIntyre'ın geleneğe verdiği ağırlığa yöneldi: hangi gelenek, kimin geleneği, ve içindeki baskı ilişkileri nasıl eleştirilecek?

Konum

Notre Dame, Indiana, ABD · © OpenStreetMap

Kaynaklar