EONpediaFELSEFE

İlk sorudan bugüne.

Kıbrıslı Zenon'un hermesi (Napoli orijinalinden döküm). Geleneğe göre Zenon kambur, ince ve solgundu; Atinalılar onu 'Mısırlı yaban asması' diye çağırırdı.CC BY-SA 3.0

yaklaşık İÖ 301 · Atina, Antik Yunan

Kıbrıslı Zenon Stoacılığı kurar

Paylaş

Atina'daki Boyalı Sundurma'nın (Stoa Poikile) altında ders veren Kıbrıslı Zenon, evrendeki akla (logos) uyumu ahlakın tek ölçütü yaparak iki bin yıl boyunca Batı'nın 'kendine hâkim olma' fikrinin kaynağı olacak Stoacılığı kurdu.

Zenon (yaklaşık İÖ 334–262) Kıbrıs'ın Kition şehrinde, muhtemelen Fenike kökenli bir tüccarın oğlu olarak doğdu. Hikâyeye göre Atina'ya bir gemi kazasından sonra savruldu, bir kitapçıda Ksenophon'un Sokrates anlatımına denk geldi ve 'Bu adamları nerede bulabilirim?' diye sordu. Kinik Crates'in öğrencisi oldu, yıllarca farklı okullarda dolaştı ve İÖ 301 dolaylarında Atina'nın Agorası'ndaki resimli sütun galerisinin altında — Stoa Poikile — kendi öğretisini vermeye başladı. Okulun adı bu yerden gelir.

Stoacı sistemin üç dalı vardır: mantık, fizik ve etik. Fiziğine göre kâinat, içkin bir aklın — *logos*'un — düzenlediği canlı bir bütündür; her şey bu logosun bir parçasıdır, insan aklı da onun küçük bir kıvılcımıdır. Etiği bu kozmolojiden çıkar: iyi yaşam, doğaya — yani logosa — uygun yaşamaktır. Mutluluk ne haz ne refahla ilgilidir; tek gerçek iyilik *erdem*, tek gerçek kötülük *kötü karakter*dir. Sağlık, servet, ün, ailenin sağ olması gibi şeyler 'tercih edilebilir kayıtsızlar'dır — değerli ama mutluluğun koşulu değil.

En meşhur ayrım bizim olan ile bizim olmayan arasındadır. Bedenimiz, itibarımız, başkalarının düşünceleri, doğal afetler — bunların hiçbiri tam olarak bizim elimizde değildir. Yargılarımız, niyetlerimiz, tepkilerimiz ise tam olarak bizim elimizdedir. Stoacı disiplin bütün enerjiyi ikinci kümeye yöneltir; birincisini kabulle karşılar. Bu yüzden Stoacılık hem siyasî olarak kayıtsız değildir — Roma'da hem köleler (Epiktetos) hem imparatorlar (Marcus Aurelius) onu kendi diline tercüme etti — hem de modern bilişsel-davranışçı terapinin felsefî dedesi olarak görülür.

Zenon'un kendi yazıları kayıptır; öğretisi Khrysippos, Diogenes Laertios ve sonraki Roma Stoacıları üzerinden bize ulaştı. Stoa Hristiyan ahlakını, Spinoza'yı, Kant'ın ödev kavramını ve bugünkü 'dayanıklılık' (resilience) literatürünü dolaylı olarak besledi.

Konum

Atina, Antik Yunan · © OpenStreetMap

Kaynaklar