EONpediaMİMARİ

İlk taştan bugüne.

Dıştan hâlâ ağır ve Romanesk; ama içeride tonozun yükünü köşegen kaburgalara toplayan strüktürel mantık, Gotik iskeletin habercisidir.CC BY-SA 4.0

1093 – 1133 · Durham Katedrali, Durham, İngiltere

Durham Katedrali: ilk sistematik kaburgalı tonoz

Paylaş

Büyük ölçekte kaburgalı (rib) tonozun bilinen ilk sistematik kullanımı; Romanesk yığmadan Gotik iskelete geçişin eksik halkası.

Durham Katedrali, ağır Romanesk duvar mimarisi ile ince Gotik iskelet arasındaki kayıp halkadır: taş tonozu örtmenin yükünü, sürekli kalın duvarlardan birkaç çizgisel hatta toplayan kaburganın doğum yeri.

O güne dek büyük mekânları örten beşik ya da çapraz tonozlar, bütün ağırlığını altındaki kalın duvar boyunca dağıtırdı; bu yüzden duvarlar kalın, pencereler küçük olmak zorundaydı. Durham'da yapı ustaları farklı bir şey dener: tonozun köşegenleri boyunca önce taş kaburgalar (rib) örülür, sonra bu kaburgaların arasındaki hafif dolgu yüzeyleri kapatılır. Kaburga bir iskelet gibi davranır — tonozun yükü artık sürekli yüzeyden değil, bu çizgisel hatlardan akarak köşelerdeki belirli noktalara, oradan da payelere iner. Yük yoğunlaştığı için, kaburgalar arasındaki duvar artık taşıyıcı olmaktan çıkıp incelmeye, açılmaya başlayabilir.

Durham'da ayrıca sivri kemerin erken denemeleri görülür; sivri kemer, yarım daireden farklı olarak farklı açıklıkları aynı yüksekliğe getirebildiği için kaburgalı tonozun geometrisini serbestleştirir. Bu iki buluş — kaburga ve sivri kemer — birkaç on yıl sonra Saint-Denis'te uçan payanda ve vitrayla birleşince Gotik doğacaktır. Durham, henüz ağır ve Romanesk görünür; ama strüktürel mantığı geleceğe aittir: duvarı taşıyıcılıktan kurtarıp yükü bir iskelete devretme fikrinin ilk büyük uygulamasıdır.

Konum

Durham Katedrali, Durham, İngiltere · © OpenStreetMap

Kaynaklar