EONpediaMİMARİ

İlk taştan bugüne.

Sütunlar bu kadar sıktır çünkü taş kiriş yalnızca kısa açıklık aşabilir; orta nefin yüksekliği yapısal değil, tepeden ışık almak içindir.CC BY-SA 4.0

yaklaşık İÖ 1.250 · Karnak Tapınağı, Luksor, Mısır

Karnak Büyük Hipostil Salonu: taş sütun ormanı

Paylaş

134 dev sütunun taşıdığı kiriş-aşırtma taş tavan; 'sütun ormanı' hipostil tipolojisinin anıtsal doğuşu ve üstten kafesli ışık.

Karnak'ın Büyük Hipostil Salonu, taşın kapalı bir iç mekânı örtmek için sütun-kiriş (post-and-lintel) ilkesini en uca taşıdığı yapıdır. Sorun basittir ama çözümü pahalıdır: taş, basınca güçlü ama eğilmeye zayıftır; bir taş kirişin kırılmadan aşabileceği açıklık çok kısadır. Mısırlı yapı ustaları bu kısıtı aşmak yerine kabul eder ve sütunları sıklaştırır — açıklığı küçük tutmanın bedeli, ormanlaşan bir sütun dizisidir.

Sonuç, yaklaşık 5.000 m²'lik bir alanı dolduran 134 sütundur. Ortadaki iki sıra, yanlardakilerden belirgin biçimde yüksektir; bu yükseklik farkı yapısal değil, ışıksaldır. Yüksek orta nef ile alçak yan nefler arasındaki düşey boşluğa taş kafesli pencereler (clerestory) yerleştirilir; ışık tepeden, yan yan süzülerek girer. Mekân böylece dışarıdan kapalı, içeride loş ve dikey bir ormana dönüşür — papirüs demetini taklit eden sütun başlıkları bu orman metaforunu taçlandırır.

Hipostil ('sütunlarla taşınan') salon, buradan sonra Akdeniz ve Yakın Doğu mimarisinin temel iç mekân tipolojilerinden biri olur; Pers Apadana'sından erken camilerin çok ayaklı (hipostil) plana kadar uzanan bir soyağacının atasıdır. Karnak, taşın açıklık sınırını yaratıcı bir mekânsal deneyime — ışık, ölçek ve ritimle dolu bir sütun ormanına — çevirmenin anıtıdır.

Konum

Karnak Tapınağı, Luksor, Mısır · © OpenStreetMap

Kaynaklar