EONpediaMİMARİ

İlk taştan bugüne.

Cephenin genişliği ile yüksekliği bir kareye oturur, üst kat bu karenin yarısıdır. Yandaki kıvrımlar süsleme değil, geniş alt kat ile dar üst katı bağlayan geometrik çözümdür.

Görsel: Txllxt TxllxTCC BY-SA 4.0kaynak sayfasıdeğiştirildi

1452 (yazımı) – 1486 (basımı) · Floransa, İtalya

Alberti: mimarlığın yazıya geçmesi

Paylaş

De re aedificatoria, Vitruvius'tan sonra yazılan ilk kapsamlı mimarlık kuramıdır. Yapıyı ustanın elindeki bilgiden çıkarıp önceden düşünülebilen, tartışılabilen ve öğretilebilen bir tasarıma çevirdi.

Ortaçağ boyunca yapı bilgisi büyük ölçüde şantiyede, usta-çırak ilişkisi içinde aktarıldı; katedralleri kuran locaların yazılı kuramı yoktu. Leon Battista Alberti 1452'de tamamladığı on kitaplık incelemesinde bu bilgiyi ilk kez sistemli biçimde yazıya döktü: malzeme, temel, oran, kent düzeni, onarım.

Kitabın merkezinde iki fikir vardır. Birincisi *lineamenta* — yapının, taşlardan bağımsız olarak var olan çizgisel düzeni. Alberti'ye göre mimarlık, malzemenin kendisinde değil bu düzende bulunur; dolayısıyla mimar taş kesmeden önce tasarımı zihninde ve kâğıtta tamamlar. Bu ayrım, mimarı zanaatkârdan ayıran modern meslek tanımının başlangıcıdır. İkincisi *concinnitas*: güzelliğin, hiçbir parçası eklenip çıkarılamayacak biçimde parçaların birbirine uyumu olduğu düşüncesi — süsleme sonradan eklenen değil, oranın kendisidir.

Santa Maria Novella'nın cephesi bu kuramın uygulamasıdır: Alberti mevcut gotik bir kiliseye, kare ve dairenin oranlarına dayanan bir yüz giydirdi ve iki farklı yüksekliği birbirine bağlamak için kıvrımlı payandalar kullandı — sonraki üç yüzyıl boyunca kopyalanan bir çözüm. Kitap 1486'da, yazarının ölümünden sonra basıldı ve matbaayla birlikte yayıldı; Serlio, Vignola ve Palladio'nun kitapları bu geleneğin devamıdır. Mimarlığın bir tasarım disiplini olarak öğretilebilmesi, önce yazılabilir olmasına bağlıydı.

Konum

Floransa, İtalya · © OpenStreetMap

Kaynaklar