EONpediaMİMARİ

İlk taştan bugüne.

İnce betonarme kolonlar bütün yükü taşır; duvara taşıyıcı görev kalmaz, yerini ışık geçiren delikli beton ızgara alır. Beton sıvanmaz — kalıbın dokusuyla olduğu gibi bırakılır.Public domain

1922 – 1923 · Notre-Dame du Raincy, Le Raincy, Fransa

Notre-Dame du Raincy: betonarmenin dürüst ifadesi

Paylaş

Betonarme iskeletin açıkça ifade edildiği, ince kolonlar ve delikli beton ızgaralarla (claustra) duvarın ışığa çözüldüğü kilise.

Auguste Perret'nin Notre-Dame du Raincy'si, betonarmeyi taşı taklit eden ucuz bir malzeme olmaktan çıkarıp kendi diliyle konuşan bir mimari malzemeye dönüştüren dönüm noktasıdır. 'Betonun katedrali' olarak anılır — ve haklı olarak, çünkü Gotik'in yüzyıllarca taşla çözmeye çalıştığı sorunu betonarmeyle, çok daha az malzeme harcayarak çözer.

Gotik katedral, duvarı taşıyıcılıktan kurtarıp ışığı içeri almak için kaburga, payanda ve vitrayın karmaşık dengesine ihtiyaç duyuyordu. Perret'de bu işi çelik donatılı beton tek başına yapar: çok ince, narin betonarme kolonlar — sadece 30-40 cm çapında — bütün çatı yükünü taşır. Kolonlar yükü taşıdığı için duvarlara hiçbir taşıyıcı görev kalmaz. Perret de duvarı tümüyle kaldırır ve yerine, fabrikada dökülmüş, geometrik delikli beton bloklardan (claustra) oluşan bir ızgara koyar; bu deliklerin içine renkli cam yerleştirilir. Sonuç, baştan aşağı ışık geçiren, neredeyse maddesiz bir kabuktur — modern, endüstriyel bir vitray.

Perret'nin radikalliği malzemeyi gizlememesindedir: beton sıvanmaz, boyanmaz, taş gibi yapılmaz; kalıbın ahşap dokusunu üzerinde taşıyan çıplak yüzeyiyle olduğu gibi bırakılır. Strüktür neyse, görünen odur. Notre-Dame du Raincy, betonarmenin yalnızca güçlü değil, aynı zamanda zarif ve ışıklı bir mimari ifade üretebileceğini kanıtlayarak, Le Corbusier'den çağdaş kilise mimarisine uzanan beton geleneğinin yolunu açar.

Konum

Notre-Dame du Raincy, Le Raincy, Fransa · © OpenStreetMap

Kaynaklar