EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Laurentius de Voltolina'nın 14. yüzyıl ortasına ait bu sahnesi, Skolastik üniversitenin sahnelemesini ele verir: ön sıralar dikkatli, arka sıralar çoktan dağılmıştır. Skolastik yöntem — sorudan teze, teze itiraza — sınıfın bu fiziksel hiyerarşisi içinde işliyordu.Public domain

y. 1100 (11.–12. yüzyıl) · Paris, Bologna ve Latin Batı

Skolastik düşünce ve ilk üniversitelerin doğuşu

Paylaş

Katedral okullarından doğan yeni bir entelektüel yöntem — Skolastik — inanç ile akıl arasındaki ilişkiyi mantık aletleriyle yeniden kurdu. Bologna (1088) ve Paris (y. 1150) gibi ilk üniversiteler bu yöntem etrafında örgütlendi. Aristoteles'in, çoğunlukla Arapça çevirilerden gelen yeniden keşfi, Latin Batı'nın felsefi gündemini bir kuşakta değiştirdi.

Erken ortaçağ Avrupası'nda öğretim manastır okullarının dar duvarları içinde kalmıştı. 11. yüzyılda kentlerin yeniden büyümesi, katedral okullarını öne çıkardı. Canterbury'li Anselm (1033–1109), Tanrı'nın varlığını yalnızca akıl yoluyla kanıtlamayı denediği ontolojik argümanı (Proslogion, 1078) öne sürdü. Onun 'fides quaerens intellectum' — 'aklını arayan iman' — formülü, Skolastik geleneğin parolası olacaktı: inanç bir hareket noktasıdır, ama akıl onu anlamak zorundadır.

Yöntemin teknik biçimini Paris'te Pierre Abélard (1079–1142) verdi. 'Sic et Non' (Evet ve Hayır) adlı eserinde Kilise Babaları'nın aynı sorulara verdiği birbiriyle çelişen yanıtları yan yana dizdi ve okuyucudan bunları akılla uzlaştırmasını istedi. Tez–antitez–çözüm yapısı, sonraki dört yüzyılın felsefe-teoloji eğitiminin omurgası oldu. Bu yöntemi sürdürecek kurumlar 1088'de Bologna'da (hukuk eksenli) ve 1150 dolaylarında Paris'te (teoloji eksenli) doğan üniversitelerdi — Oxford ve Cambridge kısa süre sonra gelir.

Gerçek dönüm noktası kitap akışıydı. Toledo (1085'te Hristiyan ellerine geçti) ve Palermo gibi temas noktalarında Arapça'ya çevrilmiş Aristoteles külliyatı, İbn Sînâ ve İbn Rüşd şerhleriyle birlikte Latince'ye çevrildi. Daha önce yalnızca Mantık'tan parçaları bilen Batı, birden Fizik, Metafizik, De Anima, Nikomakhos'a Etik metinlerine kavuştu. Bu, Latin Hristiyanlığı için bir entelektüel şok dalgasıydı — Aristoteles'in dünyası, vahyin değil aklın dünyasıydı.

Skolastiğin başarısı bu şoku soğurmuş olmasıdır. 13. yüzyılda Albertus Magnus ve özellikle Thomas Aquinas, Aristotelesçi metafiziği Hristiyan teolojisiyle sistematik biçimde birleştirmeye girişti — Summa Theologica bu projenin zirvesidir. Modern üniversite, formal felsefi argüman, akademik unvan sistemi, hatta 'savunma' kavramı — hepsi bu döneme dayanır. Skolastik daha sonra Rönesans hümanistlerince 'kuru' bulunup geri itildi; ama Avrupa'nın akıl yürütme tarzını biçimlendiren altyapı kalıcı oldu.

Galeri

Konum

Paris, Bologna ve Latin Batı · OpenStreetMap →

Kaynaklar