EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Archaefructus sinensis, yaklaşık 125 milyon yıl önce yaşamış ve bilinen en eski angiosperm adaylarından biri olarak değerlendirilen bir Kretase bitkisidir. Darwin'in 'iğrenç sır' olarak nitelendirdiği çiçekli bitkilerin ani ortaya çıkışının somut bir kanıtı olan bu fosil, o devrimci grubun ilk izlerini taşır.CC BY-SA 4.0

yaklaşık 130 milyon yıl önce

Çiçekli bitkiler: angiosperm devrimi

Paylaş

Erken Kretase'de angiospermlerin evrilmesi ve hızlı çeşitlenmesi, Darwin'in 'iğrenç sır' dediği bir evrimsel patlamadır. Bugün kara bitkilerinin yaklaşık %90'ı angiospermdir ve neredeyse tüm karasal ekosistemler bu gruba bağlıdır.

Charles Darwin, 1879 yılında botanikçi arkadaşı Joseph Hooker'a yazdığı bir mektupta angiospermlerin ani görünümünü 'iğrenç bir sır' olarak nitelendirmişti. Evrimsel değişimin yavaş ve birikimli olması gerektiğini savunduğu hâlde, çiçekli bitkiler fosil kaydında geç Kretase'de neredeyse hiç ara form bırakmadan çeşitlenmiş görünüyordu. O günden bu yana araştırmacılar bu soruyu çözmeye çalışmaktadır.

Angiospermlerin (kapalı tohumlu çiçekli bitkiler) en erken fosil kayıtları yaklaşık 130–125 milyon yıl öncesine, erken Kretase'ye tarihlenir. Çin'de bulunan Archaefructus sinensis, bilinen en eski angiosperm fosilleri arasında sayılır; kısmen suda, kısmen karada yaşadığı düşünülen bu bitki gerçek anlamda çiçek taşıyıp taşımadığı tartışmayı sürdürmektedir. Daha kesin veriler pollen kayıtlarından gelir: erken Kretase çökellerindeki üçlü pollenler angiospermlere özgüdür ve ani bir patlama gösterir.

Neden bu kadar hızlı çeşitlendi? Yanıtın önemli bir bölümü böcek-bitki ortak evriminde yatmaktadır. Kapalı tohum, tohumun korunması ve dağılması konusunda radikal bir üstünlük sağlar. Renkli çiçekler ve tatlı nektar, böcekleri, kuşları ve memelileri tozlaştırıcı olarak çekerek döllenmede bambaşka bir verim sunar. Rüzgara bağımlı eğreltiotu ve kozalaklı ağaçların aksine angiospermer spesifik tozlaştırıcılarla eş-evrimleşebildi; bu uzmanlaşma her iki grubu daha da çeşitlendirdi.

Angiosperm devriminin ekolojik sonuçları derindi. Kozalaklı ormanlar giderek yerini yaprak döken ya da yaprak tutmayan geniş yapraklı ormanlara bıraktı. Toprak altına inen ve bol karbonhidrat üreten kökler toprak mikrobiyal yaşamını zenginleştirdi. Meyve yiyen kuşlar ve memeliler hızla çeşitlenerek yeni ekolojik nişler doldurdu. Primatların atasının meyve tüketimiyle gelişmesi bu dönüşümün dolaylı bir ürünüdür.

Bugün angiospermlerin yaklaşık 300.000 tanımlanmış türü vardır; Dünya kara vejetasyonunun yüzde doksanını oluştururlar. İnsanlığın beslenmesini sağlayan tahıllar, sebzeler ve meyveler bu devrimci gruba aittir.

Kaynaklar