EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Berlin spesimeni, 1877'de Almanya'nın Blumenbach köyü yakınlarında bulunan en eksiksiz Archaeopteryx fosillerinden biridir. Kaburgalar, omurga, pençeli ön kollar ve uçuş tüyleri aynı anda görülebiliyor — sürüngen ile kuş arasındaki sınırın ne denli geçirgen olduğunu taşın üzerinde okumak mümkün.CC BY-SA 3.0

yaklaşık 150 milyon yıl önce

İlk kuşlar: tüylü theropodlardan modern kanatlılara

Paylaş

Jurasik'in sonlarında, tüylü theropod dinozorlardan evrimleşen kuşlar, bugün hâlâ yaşayan tek dinozor soyunu oluşturur. Archaeopteryx bu geçişin en ünlü tanığıdır.

1861 yılında Almanya'nın Solnhofen taş ocaklarında bulunan Archaeopteryx lithographica fosili, o döneme kadar birbirinden kopuk görünen iki dünyayı — sürüngenler ile kuşlar — tek bir canlıda birleştirdi. Yaklaşık 150 milyon yıl önce Jurasik döneminin sonunda yaşamış bu hayvan, sürüngen dişleri, pençeli ön kollar ve kemikli kuyruk taşıyor; ama aynı zamanda tam gelişmiş uçuş tüyleri de vardı. Darwin'in Türlerin Kökeni'ni yayımlamasından yalnızca iki yıl sonra bulunan bu fosil, evrimin somut bir kanıtı olarak hem bilim dünyasını hem kamuoyunu sarstı.

Ancak Archaeopteryx ilk kuş değildi — bu unvanı artık daha eski veya çağdaş Çin fosillerine paylaştırıyor. Asıl önemli olan, kuşların Tetanurae alt grubundaki theropod dinozorlardan, özellikle dromaeosaurid ve troodontid akrabalarından evrimleştiğinin artık tartışmasız kabul görmesi. Tüy fosilleri sayesinde biliyoruz ki birçok theropod — Velociraptor, Yutyrannus, Sinosauropteryx — vücutlarını örten tüyler taşıyordu. Uçuş bu tüylerin üzerine inşa edildi: ya yerden yukarı (cursorial) ya da ağaçtan aşağı (arboreal) — bilimciler hâlâ tartışıyor.

Kuşların kökeni yalnızca morfolojik bir merak değil; bize dinozorların fizyolojisi hakkında da ipuçları verir. Tüy, sıcaklık düzenlemesi ve muhtemelen davranışsal iletişim amacıyla önce evrildi; uçuş sonradan geldi. Bu çerçevede kuşlar, Kretase sonu yok oluşunda hayatta kalan küçük, tüylü, muhtemelen sıcakkanlı theropodların torunlarıdır. K-Pg çarpmasından 66 milyon yıl önce başlayan bu soy, bugün yaklaşık 10.000 türle gezegenin en çeşitli omurgalı grubu olmaya devam ediyor.

Solnhofen'daki Berlin spesimeni hâlâ en eksiksiz Archaeopteryx fosilidir ve Humboldt Müzesi'nde sergilenmektedir. Bu tek taş parçası, dinozorların yalnızca geçmiş değil, tam anlamıyla yaşayan bir soy olduğunu kanıtlar.

Kaynaklar