EONpedia

Başlangıçtan bugüne.

Harvey'in kanıtı bir kesitte değil, bir hesapta gizliydi: kalbin pompaladığı kan bir saatte vücut ağırlığını kat kat aşıyordu — demek ki aynı kan dönüp duruyordu.Public domain

1628 · Londra, İngiltere

Harvey ve kan dolaşımı

Paylaş

William Harvey, kanın vücutta tek yönde, kapalı bir döngüde dolaştığını ölçüm ve deneyle kanıtladı; on dört yüzyıllık Galen fizyolojisini yıkarak tıbba niceliksel kanıtı getirdi.

Vesalius bedenin yapısını düzeltmişti; ama nasıl çalıştığı hâlâ Galen'in ikinci yüzyıldan kalma modeline göre anlaşılıyordu. Galen'e göre karaciğer besinden sürekli yeni kan üretir, bu kan vücutta gelgit gibi ileri geri hareket eder ve dokularda tüketilirdi; kalbin iki yanı arasında görünmez gözeneklerden kan sızdığı varsayılırdı.

İngiliz hekim William Harvey (1578–1657) bu modeli bir bilim insanının en güçlü aracıyla — ölçümle — sınadı. Kalbin her atışta pompaladığı kan miktarını tahmin edip nabız sayısıyla çarptı: sonuç, vücudun saatte kendi ağırlığının kat kat fazlası kanı ürettiği anlamına geliyordu ki bu olanaksızdı. Tek makul açıklama, aynı kanın tekrar tekrar dolaşmasıydı.

Deneylerle bunu somutlaştırdı. Bir kolu bağladığında damarların nasıl şiştiğini gösterdi; toplardamarlardaki küçük kapakçıkların kanı yalnızca kalbe doğru geçirdiğini, geri akışı engellediğini ortaya koydu. Kalp bir emme-basma pompasıydı; kan atardamarlardan çıkıp toplardamarlardan dönüyor, kapalı bir devrede sürekli dönüyordu. 1628'de yayımladığı ince kitap "De Motu Cordis" (Kalbin Hareketi Üzerine) bu kanıtı ortaya koydu.

Harvey atardamarlarla toplardamarları birleştiren kılcal damarları göremedi — onları mikroskopla ancak birkaç on yıl sonra Malpighi bulacaktı; ama varlıklarını mantıken öngördü. "De Motu Cordis", gözlem ve niceliksel akıl yürütmenin otoriteyi devirdiği, deneysel fizyolojinin kurucu metnidir. Tıp, artık antik metnin değil, ölçülen bedenin söylediğini dinlemeye başlıyordu.

Konum

Londra, İngiltere · © OpenStreetMap

Kaynaklar