EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Smith yaşamı boyunca portrelenmekten hoşlanmadı; bu yandan profil, Tassie'nin 1787 macun madalyonundan türemiştir ve onun yaygın kullanılan tek 'gerçek' tasviridir. Ulusların Zenginliği, ahlak felsefecisi bir akademisyenin ekonomiyi nasıl ayrı bir bilim olarak kurduğunun belgesidir.Public domain

9 Mart 1776 · Londra, Britanya (yazım: Kirkcaldy ve Glasgow)

Klasik Liberalizm ve Kapitalizmin Doğuşu — Adam Smith, Ulusların Zenginliği

Paylaş

9 Mart 1776'da Londra'da yayımlanan Adam Smith'in 'Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme' kitabı, klasik liberalizmin ve endüstriyel kapitalizmin doktriner doğum belgesi sayıldı. Görünmez el, iş bölümü ve serbest piyasa kavramlarıyla Smith, ekonomiyi ahlak felsefesinden ayrı bir bilim olarak kurdu.

18. yüzyıl ortasında Britanya, dünyanın ilk sanayi devrimini yaşıyordu: dokuma tezgâhları su gücüne, sonra buhara geçmiş, Glasgow ve Manchester gibi şehirler küresel ticaret ağına bağlanmıştı. Hâkim ekonomi politikası merkantilizmdi — devlet ihracatı kollar, ithalatı kısıtlar, kolonileri ana ülkeye bağımlı tutardı. Adam Smith, Glasgow Üniversitesi'nde ahlak felsefesi hocasıydı; 1759 'Ahlaki Duygular Kuramı'ndan sonra on yedi yıl boyunca ticari hayatı sistematik biçimde inceledi. 9 Mart 1776'da, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nden dört ay önce, 'Ulusların Zenginliği' Londra'da yayımlandı.

Kitap üç ana iddia kurdu. Birincisi: bir ulusun zenginliği biriken altın değil, ürettiği mal ve hizmetlerdir; üretkenliği belirleyen en güçlü kaldıraç iş bölümüdür — Smith'in ünlü iğne fabrikası örneğinde olduğu gibi. İkincisi: bireyler kendi çıkarlarını izlediklerinde, 'görünmez bir el' tarafından yönlendirilircesine, çoğu zaman toplumsal yararı da artırırlar; piyasa rekabeti, devletin yapamayacağı bir koordinasyon işini yapar. Üçüncüsü: merkantilist kısıtlamalar — gümrüklemeler, tekeller, koloni ticareti zorlamaları — kaynakları yanlış yerlere yöneltir; serbest ticaret hem üretkenliği hem refahı artırır. Bu üç tez John Locke'un 1689 'İki Hükümet İncelemesi'ndeki mülkiyet ve doğal haklar düşüncesiyle birleştiğinde, klasik liberalizmin omurgası oluştu: hukukun üstünlüğü, sınırlı devlet, sözleşme özgürlüğü, bireysel insiyatif.

Etki hızlı ve derin oldu. Britanya 19. yüzyıl boyunca Smith'in tezini politikaya çevirdi: 1846'da Tahıl Yasaları'nın kaldırılması serbest ticaretin sembolik zaferiydi. ABD'de kitap, kurucu kuşağın iktisat referansı haline geldi. Sanayi kapitalizmi — fabrika, anonim şirket, borsa, ücretli emek — bu çerçevenin içinde olağanüstü bir hız kazandı. John Stuart Mill 1859 'Özgürlük Üzerine'sinde bireyin başkalarına zarar vermediği sürece her şeyi yapma hakkını klasik liberalizmin etik zirvesine taşıdı. 20. yüzyılda Hayek, Friedman ve neoliberal okul Smith'i yeniden yorumlayacak; eleştirmenler ise — Marx'tan Polanyi'ye, Keynes'ten Sen'e — onun mirasını farklı yönlere çekecekti.

Mirasın okuması bugün karmaşıktır. Smith aslında dogmatik bir piyasa savunucusu değildi: aynı kitapta tüccarların 'her zaman ve her yerde halka karşı bir komplo kurma eğiliminde' olduğunu yazdı, koloni ticaretinin haksızlığını eleştirdi, eğitim ve kamu altyapısı için devlet harcamasını savundu. Yine de çağdaş eleştirmenler haklı olarak iki çelişkiye işaret eder: Locke'un Carolina anayasasını yazarken köleliği meşrulaştırması, Smith'in zenginlik dağılımına yeterince eğilmemesi ve özgür emek modelinin Atlantik köle ticaretinin sömürüsüyle eş zamanlı işlemesi. Bu yüzden 1776 hem 'birey özgürlüğünün modern doktrini' hem 'çelişkilerini bugüne taşımış bir miras' olarak okunmaya devam ediyor — Mill'in 1859 sentezi bile bu gerilimin içinde anlaşılır.

Galeri

Konum

Londra, Britanya (yazım: Kirkcaldy ve Glasgow) · OpenStreetMap →

Kaynaklar