EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Mustafa Reşid Paşa, Londra ve Paris elçiliklerinden taşıdığı reform fikirleriyle bir devleti yazılı kuralla sınırlandırmaya çalıştı. Bu çaba bir 'aydın bürokratlar' geleneğinin başlangıcıdır; başarısı kadar çelişkileri de bu metnin mirasıdır.Public domain

3 Kasım 1839 · Gülhane Parkı, İstanbul

Tanzimat Fermanı: Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu

Paylaş

3 Kasım 1839'da Mustafa Reşid Paşa, Sultan Abdülmecid adına Gülhane bahçesinde okuduğu fermanla padişahın tebaasına can, mal ve namus güvencesi, vergi ve askerlikte düzen, Müslüman-gayrimüslim eşitliği vaat etti. Osmanlı modernleşmesinin (tartışmalı ama belirleyici) başlangıç metnidir.

Tanzimat'ın arka planı, 18. yüzyıl sonundan itibaren askerî yenilgilerle, ayanların yükselişiyle ve Avrupa kapitalizminin baskısıyla aşınan bir imparatorluktur. II. Mahmud'un 1826'da Yeniçeri Ocağı'nı kaldırması, merkezî bürokrasiye dayalı bir devleti inşa etmenin yolunu açmıştı; oğlu Abdülmecid tahta çıktığında (1839), Mısır valisi Mehmed Ali'nin Nizip'te Osmanlı ordusunu bozguna uğratmasıyla devlet varoluşsal bir krizdeydi. Mustafa Reşid Paşa, Londra ve Paris elçiliklerinden taşıdığı reform fikirleriyle, hem iç meşruiyeti hem de Batılı destekleri yeniden kurmak istiyordu.

Fermanın metni iki düzeyde okunabilir: pratik düzeyde can-mal-namus güvencesi, kanun önünde eşitlik, vergi ve askerlik yükümlülüklerinin keyfîlikten kurala bağlanması; ilkesel düzeyde ise padişahın iradesinin yazılı bir hukuk metniyle sınırlandığını kabul etmesi. Tebaa kavramının yerini yavaş yavaş 'Osmanlı vatandaşı' kavramının alması, ceza ve ticaret kanunlarının kodifikasyonu, nizamiye mahkemeleri ve laik eğitim kurumları sonraki kırk yıla yayılan reform paketinin (1856 Islahat Fermanı, 1858 Arazi Kanunnamesi, 1869 Mecelle ve nihayet 1876 Kanun-i Esasi) çıkış noktasıdır.

Tanzimat'ın etkisi, çağdaş tarihçiler arasında hâlâ bölünmüş bir konudur. Bir okumaya göre ferman, Osmanlı'yı eşit yurttaşlığa ve anayasal monarşiye doğru ilerletti; başka bir okumaya göre Batılı güçlerin baskısı altında, merkezî bürokrasinin gücünü taşradaki ayan ve milletlerin aleyhine artıran bir 'devletin kendini kurtarma' projesiydi. Müslüman tebaanın bir kısmı eşitlik vaadini ayrıcalıklarının kaybı olarak okurken, gayrimüslim cemaatlerin önde gelenleri eski milletler düzenini koruyan ayrıcalıklarına dokunulmasından rahatsız oldu.

Bugünden bakıldığında Tanzimat ne tek başına bir başarı ne de saf bir başarısızlıktır: imparatorluğu çöküşten kurtaramadı, ama modern Türkiye'nin hukuk, eğitim ve bürokrasi mimarisinin omurgasını döktü. Cumhuriyetin 1920'li-1930'lu yıllardaki kodifikasyonları, büyük ölçüde Tanzimat döneminde başlayan kurumsal birikim üzerine oturmuştur.

Galeri

Konum

Gülhane Parkı, İstanbul · OpenStreetMap →

Kaynaklar