1885 · Mannheim, Almanya
İçten yanmalı motor: atın yerine sıvı yakıt
1885'te Mannheim'da Karl Benz, üç tekerlekli Patent-Motorwagen üzerine yerleştirdiği yaklaşık 954 cm³, 0,75 beygir gücündeki tek silindirli benzinli motoru çalıştırdı; 29 Ocak 1886'da DRP 37435 numaralı patenti aldı. Aynı yıllarda Stuttgart yakınlarında Gottlieb Daimler ve Wilhelm Maybach yüksek devirli kendi motorlarını bir motosiklete monte ediyordu. Nikolaus Otto'nun 1876'da geliştirdiği dört-zamanlı çevrim, üç ekibin de paylaştığı zemindi.
1860'larda Étienne Lenoir gaz yakıtlı bir içten yanmalı motoru, 1876'da Nikolaus Otto ise emme-sıkıştırma-iş-egzoz aşamalarını ayıran dört-zamanlı çevrimi geliştirmişti. Otto motoru sabit, ağır ve gaz beslemeli olmasına rağmen termodinamik olarak buhar makinesinden çok daha verimliydi: yakıtı dışarıda bir kazanda değil, silindirin içinde yakıyordu. Sorun, bu çevrimi hareket eden bir araca sığacak kadar küçük, hafif ve hızlı bir motora dönüştürmekti. 1880'lerin ortasında Almanya'da iki ekip, birbirinden bağımsız fakat çok benzer bir çözüme ulaştı.
Mannheim'da Karl Benz, 1885'te tasarladığı üç tekerlekli aracın arkasına yatay tek silindirli, su soğutmalı, benzinle çalışan bir motor yerleştirdi. Otto'nun yavaş motorunun aksine, Benz'in motoru elektrik buji ateşlemesi, su soğutması ve dakikada birkaç yüz devire ulaşan bir yapı kullanıyordu. 3 Temmuz 1886'da Mannheim sokaklarında ilk kamuya açık deneme sürüşü yapıldı. Stuttgart yakınlarındaki Cannstatt'ta Gottlieb Daimler ve Wilhelm Maybach, Otto'nun şirketinden ayrıldıktan sonra bağımsız olarak yüksek devirli (dakikada 600+ devir), kompakt bir benzin motoru tasarladı; 1885 sonunda "Reitwagen" adını verdikleri ahşap iskeletli motosiklete bağladılar. 1886 Mart'ında bir at arabasına monte ettiler. 1888 yazında ise Bertha Benz, kocasının haberi olmadan iki oğluyla Mannheim'dan Pforzheim'a 106 km'lik yolculuğu Patent-Motorwagen ile yaptı — otomobilin ilk uzun mesafe testi ve halkla ilk ciddi karşılaşması.
Motor hızla araba pazarı kurdu, ama gerçek dönüm noktası 1908'de Henry Ford'un Model T'sini hareketli montaj hattıyla seri üretmesiyle geldi. Aracın fiyatı 1908'de 850 dolardan 1925'te 260 dolara düştü; otomobil orta sınıf için ulaşılabilir hale geldi. Petrol, kömürün yerini birincil enerji kaynağı olarak almaya başladı: rafineriler, boru hatları, benzin istasyonları ve büyük petrol şirketleri (Standard Oil, BP'nin öncülü Anglo-Persian, sonraları Aramco) küresel bir altyapı kurdu. 20. yüzyıl ortasında otomobil dünya genelinde şehir biçimini de yeniden çizdi: ABD'de banliyö, Avrupa'da otoyol ağı, sonra dünyanın her köşesinde park yeri ve trafik.
İçten yanmalı motorun anlamı, hızdan çok bağımsızlıkta yatıyordu. Atın bakımına, demiryolu güzergâhına ya da elektrik kablosuna bağlı kalmadan, bir bireyin kendi seçtiği yöne kendi seçtiği saatte gitmesi mümkün oldu. Bu özgürlüğün maliyeti yüksek oldu: 20. yüzyıl boyunca trafik kazaları milyonlarca cana mal oldu, kentler yayadan koparıldı, ve atmosferik CO₂ artışının dörtte birinden fazlası ulaşım sektöründen geldi. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde elektrikli motor, içten yanmalının yerini almaya başlamıştır; ama dünyada hâlâ 1,5 milyardan fazla içten yanmalı motorlu araç vardır. Otto-Benz-Daimler üçlüsü, modern teknolojide buluşun nadiren tek bir noktaya yerleşebileceğini bir kez daha hatırlatır.
Galeri
Konum
Mannheim, Almanya · OpenStreetMap →
Kaynaklar
- Internal-combustion engine — Encyclopaedia Britannica
- Nicolaus August Otto and the Four-Stroke Engine — IEEE Engineering and Technology History Wiki
- America on the Move — The Automobile — Smithsonian National Museum of American History