EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Yürüyüş ne bir muharebe ne de bir devrimdi: ordu ezici güçtüydü, ama Kral kullanmadı. Faşizm iktidara silahla değil bir teslimle geldi; sahnelenen 'devrim' anlatısı sonradan kuruldu. 20. yüzyılın çoğu otoriter rejimi de benzer biçimde, yasanın boşluğundan içeri yürüdü.Public domain

27-29 Ekim 1922 · Roma, İtalya

Roma Yürüyüşü ve Faşizmin İktidarı

Paylaş

Mussolini'nin 'kara gömlekli' milisleri 27-29 Ekim 1922'de Roma'ya doğru yürüdü; Kral III. Vittorio Emanuele orduyu kullanmak yerine başbakanlığı Mussolini'ye teklif etti. Faşizm böylece 20. yüzyıla yeni bir siyasi format sundu: kitle mobilizasyonu, lider kültü, korporatist devlet, milliyetçi mitoloji — Avrupa'nın geri kalanına ve Hitler'e model olacak bir formül.

Birinci Dünya Savaşı'ndan İtalya 'galip ama hayal kırıklığına uğramış' çıktı: vaat edilen toprakları alamadı, savaş borçları ağırdı, kentlerde işsizlik, kırda toprak işgalleri, sokaklarda sosyalist grevler yaygındı. Eski sosyalist gazeteci Benito Mussolini 1919'da Fasci di Combattimento'yu kurdu; militer üniformalı bu hareket sosyalist sendikaları, kooperatifleri, parti merkezlerini fiziksel olarak ezdi. Toprak sahipleri ve fabrikatörler 'kara gömleklilere' para akıttı; ordu komutanları sempati gösterdi; orta sınıf düzen istedi.

Ekim 1922'de Mussolini, Napoli'deki faşist kongrede bir kuvvet gösterisi yaptıktan sonra Roma'ya yürüyüş emrini verdi. 27-29 Ekim'de yaklaşık 25-30 bin kara gömlekli başkente yöneldi; ordu çok daha kalabalık ve donanımlıydı, durdurabilirdi. Başbakan Facta sıkıyönetim ilan etti; ama Kral III. Vittorio Emanuele kararnameyi imzalamayı reddetti ve Mussolini'yi başbakanlık kurmaya çağırdı. Mussolini Roma'ya trenle, takım elbiseyle, anayasal yolla girdi. 'Devrim' aslında bir teslim oluştu.

İlk yıllar koalisyon hükümetiydi. 1924'te muhalif sosyalist milletvekili Giacomo Matteotti'nin faşistlerce kaçırılıp öldürülmesi krizi tetikledi. Mussolini Ocak 1925'te tek başına sorumluluk üstlendi; 1925-26'da muhalefet partileri, basın özgürlüğü, sendika hakları kaldırıldı. Diktatörlük artık açıktı: korporatist meclisler, gizli polis (OVRA), sürgün adası Lipari, Mussolini'nin 'Duce' kültü, Latran Antlaşması (1929) ile Vatikan'la barış. Etiyopya'nın işgali (1935-36), İspanya İç Savaşı'na müdahale ve nihayet Hitler'le 1939 Çelik Paktı İtalya'yı Mihver'in içine itti. 1945'te Mussolini partizanlarca yakalanıp kurşuna dizildi.

Faşizm bir 20. yüzyıl icadıdır ve tek bir tanıma sığmaz: liberalizmin, Marksizmin ve geleneksel muhafazakârlığın hepsine karşı; ulus, lider ve şiddet kültü etrafında kitleyi seferber eden; korporatist bir 'üçüncü yol' iddiasıyla sınıf çatışmasını devlet içine kapatmaya çalışan bir formül. İtalyan modeli Almanya'da Hitler'e (1933), İspanya'da Franco'ya, Romanya'dan Hırvatistan'a kadar çok sayıda harekete esin verdi. 1945'ten sonra biçim olarak yenildi ama 20. yüzyıl boyunca otoriter kitle politikasının imkân alanını açtı; bu imkân hâlâ kapanmış değildir.

Galeri

Konum

Roma, İtalya · OpenStreetMap →

Kaynaklar