EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Kürsülerin arkasında duran iki adamın yüzleri, o yıla kadar hiçbir başkanlık seçiminde bu denli belirleyici olmamıştı. 70 milyon Amerikalı ilk tartışmayı izledi; radyo dinleyicileri Nixon'ı, televizyon izleyenleri Kennedy'yi kazanan saydı. Siyasetin yeni medyaya uyum sağlama zorunluluğu burada başladı.Public domain

1950'ler · ABD ve Batı Avrupa (küresel yayılım)

Televizyon Çağı

Paylaş

1947'de RCA'nın ticari siyah-beyaz alıcılarıyla başlayan, 1953'te NBC'nin renkli yayın standardını başlatmasıyla hızlanan ve 1954–1958 arasında Avrupa'nın büyük bölümüne yayılan televizyon, on yıl içinde Amerikan ortalama evinin merkezine yerleşti. Hollywood'un 1948 Paramount kararıyla stüdyo tekelini kaybetmesi tesadüf değildi: ev eğlencesinin ana mecrası artık küçük bir cam ekrandı. Edward R. Murrow'un 1954'te Joseph McCarthy'yi canlı yayında çökertmesi ve 1960 Kennedy–Nixon tartışmasının seçim sonucunu yüzlere ve terlere bağlaması, siyasetin yeni medya formatına girdiğini gösterdi — bilgi ile kanaat artık aynı akşamın aynı saatinde milyonlarca eve aynı anda iniyordu.

Televizyonun teknik temeli 1920'lerde John Logie Baird ve Vladimir Zworykin'in elektronik tarama deneyleriyle atılmıştı; ama savaş yılları geliştirmeyi askıya aldı. 1946–1947'de RCA, Philco ve DuMont gibi Amerikan üreticileri ticari alıcıları yeniden piyasaya sürdü ve fiyatlar hızla düştü. 1948'de yaklaşık 350 bin Amerikan evinde televizyon vardı; 1955'te bu sayı 30 milyona, on yılın sonunda 45 milyona ulaştı — yani ev sahibi ailelerin neredeyse tamamına. 1953'te NBC, RCA'nın geliştirdiği NTSC renkli yayın standardını başlattı; ilk büyük canlı yayın 1 Ocak 1954 Tournament of Roses geçit töreniydi. Avrupa kendi standartlarını üretti: PAL (Almanya, 1963) ve SECAM (Fransa, 1967). Türkiye'de düzenli televizyon yayını 1968'de TRT ile başlayacaktı — gecikme, kıtasal Avrupa'nın gerisindeydi ama 1950'lerin sonunda Türk vatandaşları bile sınıra yakın bölgelerde komşu ülkelerin yayınlarını izliyordu.

İçerik formatları radyodan tevarüs edilerek başladı ama hızla farklılaştı. Variety şovları (Ed Sullivan Show, 1948–1971), durum komedileri (I Love Lucy, 1951–1957 — bir bölümünü 50 milyondan fazla kişi izledi, ABD nüfusunun üçte biri), batılar (Gunsmoke, 1955–1975), canlı oyunlar (Playhouse 90), çocuk programları (The Mickey Mouse Club, 1955–1959) ve haber bültenleri (CBS Evening News, NBC Nightly News). Reklam yapısı yeniydi: tek bir sponsor bir saatlik şovu kapatıyordu — 'Texaco Star Theater', 'Kraft Television Theatre' — ve marka adı program adının parçası oluyordu. 1948 Paramount Pictures davası, sekiz büyük stüdyonun hem film yapıp hem sinema sahibi olmasını yasakladı; stüdyo sistemi çöktü, kalan boşluğu televizyon doldurdu. 1953'te Lucille Ball'un hamileliği bir bölümde işlendi — 'pregnant' kelimesi hâlâ söylenememesine rağmen — ve doğum bölümünü Eisenhower'ın ertesi gün yapacağı yemin törenine kalan rekor sayıda kişi izledi. Eğlence yeni bir ölçeğe ulaşmıştı.

Televizyonun siyasetle ilişkisi, 1950'lerin en derin kültürel dönüşümlerinden biriydi. 9 Mart 1954'te CBS'nin See It Now programında Edward R. Murrow, Senatör Joseph McCarthy'nin kendi konuşmalarından yaptığı kurguyla anti-komünist linç kampanyasını yüzleştirdi — Senato'nun aynı yıl McCarthy'yi kınama oylaması, bu yayının doğrudan sonuçlarından biri sayılır. 26 Eylül 1960 akşamı, ABD başkanlık seçiminin ilk televizyonlu tartışması yapıldı: 70 milyon Amerikalı, kameranın önünde Richard Nixon'ın terlemesini, sakal gölgesini, John F. Kennedy'nin sakin ve bronz görüntüsünü izledi. Radyo dinleyicileri Nixon'ın kazandığını düşündü, televizyon izleyenleri Kennedy'nin. Tarihçiler bu olayı modern medya siyasetinin başlangıç noktası kabul eder. Aynı yıllarda Sovyetler Birliği de televizyonu propaganda aracı olarak kurumsallaştırdı; ama tek yönlü merkezi yayın modeli, Batılı reklam-destekli rekabetçi modelden farklı bir alan yarattı.

Televizyon yalnızca yeni bir oda eşyası değil, dünyanın algılanma şekliydi. 1950'lerin sonunda Amerikalı çocuklar haftada 25 saatten fazla TV izliyordu — okuldan fazla. Akşam yemeği saati, programa göre kaydı; aile salonu, ekrana dönen sandalyeler etrafında yeniden düzenlendi. Aynı anda milyonlarca eve giren ortak hikâyeler ulusal bir paylaşılan deneyim üretti: 1969'da Apollo 11'in iniş yayını dünya çapında 600 milyon kişiyi aynı dakikalara bağladı. Bu, daha önce hiçbir araca nasip olmamış bir ölçekti. Olumsuz yan da büyüktü: yerel kültürün homojenleşmesi, çocuk gelişimi üzerine kaygılar (1961'de FCC Başkanı Newton Minow televizyonu 'geniş bir çorak' diye nitelendirdi), reklamcılığın bilinçaltına yönelmesi. 1990'larda kablo, 2000'lerde internet ve 2010'larda akış servisleri televizyonun monopolünü kırdı; ama 1950'lerin asıl başarısı — küresel ölçekte aynı anda izlenen ortak içerik — internet çağına bile devredildi. Televizyon, kitle iletişiminin son büyük tek-yönlü mecrasıydı.

Galeri

Konum

ABD ve Batı Avrupa (küresel yayılım) · OpenStreetMap →

Kaynaklar