25 Mart 1957 · Musei Capitolini, Roma, İtalya
Roma Antlaşması ve Avrupa Ekonomik Topluluğu
25 Mart 1957'de Roma'da Kapitol Tepesi'ndeki Musei Capitolini'nin Horatiuslar ve Curiatiuslar Salonu'nda altı ülke — Fransa, Federal Almanya, İtalya ve Benelüks üçlüsü — Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu (AET) ve Euratom'u kuran iki antlaşmayı imzaladı. Belge, 1950'deki Schuman Bildirgesi ve 1951'deki Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun mantıksal devamıydı: kömür ve çeliği ortaklaştırarak başlayan proje, şimdi tüm bir ortak pazara ve atom enerjisine genişliyordu. Açık hedef ekonomikti — gümrük birliği, malların ve emeğin serbest dolaşımı, ortak tarım politikası. Asıl hedef daha derindi: bin yıllık kıta savaşlarının (Otuz Yıl Savaşı'ndan iki dünya savaşına) tekrar etmesini ekonomik karşılıklı bağımlılıkla imkânsız kılmak. Antlaşma 1973'ten itibaren büyük genişlemelere, 1992 Maastricht'le Avrupa Birliği'ne, 2002'de Euro'ya dönüştü; 2020'de Brexit ilk geri-çıkışla yapısının kırılganlığını gösterdi ama temel proje yetmiş yıl ayakta kaldı.
Roma Antlaşması'nın kökleri savaşın hâlâ taze yıkıntılarına uzanır. 9 Mayıs 1950'de Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman, Jean Monnet'nin tasarladığı bir plan üzerinden, Fransa ve Almanya'nın kömür ve çelik üretimini ortak bir yüksek otoriteye bırakmasını önerdi. Mantık basit ve devrimciydi: iki ülkenin birbirine savaş açabilmesi için gerekli sanayi temelini ortaklaştırırsanız, savaş 'sadece düşünülemez değil, fiilen imkânsız' hale gelir. 18 Nisan 1951'de Paris'te imzalanan antlaşmayla Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) kuruldu — Fransa, Federal Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg. Bu altılı, sonraki on yıl boyunca Avrupa entegrasyonunun çekirdek kümesi olacaktı. 1954'te Avrupa Savunma Topluluğu girişimi Fransız Parlamentosu'nda reddedildi ve federal Avrupa hayali geçici olarak askıya alındı; ama Belçikalı diplomat Paul-Henri Spaak başkanlığındaki bir komite 1955–1956'da AKÇT'yi tüm bir ortak pazara genişletecek raporu hazırladı. Spaak Raporu, Roma Antlaşması'nın iskeletiydi.
25 Mart 1957 sabahı Kapitol Tepesi'ndeki Konservatorlar Sarayı'nda imza töreni yapıldı. İmzayı atanlar: Fransa adına Christian Pineau ve Maurice Faure, Federal Almanya adına Şansölye Konrad Adenauer ve Walter Hallstein, İtalya adına Başbakan Antonio Segni ve Gaetano Martino, Belçika adına Spaak ve Jean Charles Snoy, Hollanda adına Joseph Luns ve J. Linthorst Homan, Lüksemburg adına Joseph Bech ve Lambert Schaus. İki ayrı antlaşma vardı: AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) tüm ekonomiyi kapsıyor, gümrük birliği, malların-hizmetlerin-sermayenin-işgücünün serbest dolaşımı (dört özgürlük), ortak rekabet politikası, ortak tarım politikası (CAP), ortak ticaret politikası öngörüyordu. Euratom ise atom enerjisi için tek bir piyasa ve denetim sistemi kurdu — soğuk savaş bağlamında nükleer enerjinin barışçıl kullanımının ortaklaşılması. AET 1 Ocak 1958'de yürürlüğe girdi; 1968'de iç gümrük tarifeleri tamamen kaldırıldı, ortak dış tarife uygulanmaya başlandı. CAP ise Fransa'nın özel ısrarı ve Almanya'nın endüstriyel ihracat avantajı karşılığı verdiği taviz olarak inşa edildi — 1960'larda Topluluk bütçesinin yaklaşık üçte ikisini tüketen bir mekanizma.
İlk on beş yılda Topluluk yedi büyük genişleme geçirdi: 1973'te İngiltere (Charles de Gaulle'ün 1963 ve 1967 vetolarından sonra), İrlanda ve Danimarka; 1981'de Yunanistan; 1986'da İspanya ve Portekiz; 1995'te Avusturya, Finlandiya, İsveç; 2004'te Soğuk Savaş sonrası büyük genişleme (Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, Slovenya, Estonya, Letonya, Litvanya, Kıbrıs, Malta — 10 ülke); 2007'de Bulgaristan ve Romanya; 2013'te Hırvatistan. Bu süreçte yapı da derinleşti: 1979'da Avrupa Parlamentosu'na ilk doğrudan seçimler, 1986'da Tek Senet (single market'in tamamlanması), 1992'de Maastricht Antlaşması ile Avrupa Birliği'nin doğuşu (üç sütun: AET, ortak dış-güvenlik politikası, adalet-iç işler), 1995'te Schengen serbest dolaşım alanı, 2002'de Euro tedavüle girişi, 2009'da Lizbon Antlaşması. 23 Haziran 2016 Brexit referandumu Birleşik Krallık'ın Birlik'ten çıkma kararıyla sonuçlandı; 31 Ocak 2020'de fiili ayrılık gerçekleşti — projenin tarihindeki ilk geri-çıkıştı.
Türkiye için Roma Antlaşması doğrudan etkili oldu. 31 Temmuz 1959'da Türkiye AET'ye ortaklık başvurusu yaptı (Yunanistan'dan iki hafta sonra); 12 Eylül 1963'te Ankara Antlaşması imzalandı ve bir gümrük birliği yol haritası çizildi — pratikte yarım yüzyıl sürecek bir bekleyişin başlangıcı. 1995'te gümrük birliği tam olarak yürürlüğe girdi; 1999'da Türkiye resmi aday ülke statüsü aldı; 2005'te üyelik müzakereleri başladı; ama müzakereler 2016'dan itibaren fiilen donduruldu. Tarihsel olarak Roma Antlaşması, Türkiye'nin Batı'ya yönelik 1923'ten beri süregelen modernleşme yöneliminin somut hedeflerinden biri oldu — ama aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerinin sürekli gerilimli olmasının da kaynağı. Antlaşmanın daha geniş tarihsel önemi nettir: yetmiş yıl sonra Avrupa'nın altı kurucu ülkesi arasında ve onların komşularıyla bir tek silahlı çatışma yaşanmadı — Otuz Yıl Savaşı'ndan 1945'e kadar kıtayı kasıp kavuran döngünün durduğu yer burasıdır. 'Savaşı imkânsız kılma' projesinin tek başına başarısı için yeterli kanıt değildir bu — başka faktörler de var, NATO başta — ama Roma'da imzalanan iki antlaşma, modern dünyanın en cesur barış mühendisliği denemesi olarak kalıcı bir yer aldı.
Galeri
Konum
Musei Capitolini, Roma, İtalya · OpenStreetMap →
Kaynaklar
- Treaty of Rome — Encyclopaedia Britannica
- The history of the European Union — European Union
- The Treaty of Rome (EEC) — Centre Virtuel de la Connaissance sur l'Europe (CVCE), University of Luxembourg