EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

16 Mart 2011 — felaketin beşinci günü çekilmiş uydu görüntüsü. Sağdan sola 1, 2, 3 ve 4 numaralı reaktörler. Reaktör 1, 3 ve 4'ün üst yapıları hidrojen patlamalarıyla yok olmuş; santralin sismik ve nükleer kalkanlarının ne kadar ince bir çizgide tasarlandığını çıplak gösteren bir kare.CC BY-SA 3.0

11 Mart 2011 · Ōkuma, Fukushima, Japonya

Fukushima Daiichi felaketi: nükleer enerjinin kırılma noktası

Paylaş

Tōhoku 9.0 büyüklüğündeki deprem ve devamındaki 13–15 metrelik tsunami, Japonya kıyısındaki Fukushima Daiichi santralinde soğutmayı çökertti; üç reaktörde nükleer erime, dördüncüsünde hidrojen patlamaları yaşandı. INES seviye 7 — Çernobil ile aynı — ilan edilen kaza, 154.000 kişiyi tahliyeye zorladı ve dünya çapında nükleer politikayı yeniden yazdı.

11 Mart 2011 öğleden sonra Japonya'nın kuzeydoğu kıyısı 9.0 büyüklüğünde bir depremle sallandı — ülkenin kayıtlı tarihinin en büyük depremi. Sismik kalkanlar tasarlandığı gibi devreye girdi: altı reaktöründen üçü çalışan Fukushima Daiichi santrali otomatik olarak kapandı, kontrol çubukları reaktör kalbine indi, sarsıntı bittiğinde dış elektrikten kopan tesis yedek dizel jeneratörlere geçti. Buraya kadar her şey plana göreydi. Tasarımın hesaba katmadığı şey ise depremden 50 dakika sonra geldi: deniz tabanından yükselen, 13 ila 15 metre arasındaki dev tsunami, santralin 10 metrelik dalga kıran duvarını aştı ve bodrum katlarındaki dizel jeneratörleri sular altında bıraktı.

Elektrik gitti, dolayısıyla soğutma suyu pompaları durdu. Çalışmayı kesmiş bir nükleer reaktör soğutulmasa bile sonsuza dek sıcak kalır: parçalanma ürünlerinin yarı-ömür ısısı (decay heat) saatlerce, günlerce süren bir cehennem üretir. Sonraki dört gün içinde 1, 2 ve 3 numaralı reaktörlerde yakıt çubukları eridi; yakıtın zirkonyum kılıfı suyla reaksiyona girip hidrojen üretti; biriken hidrojen 12, 14 ve 15 Mart'ta üst binalarda patladı — 4 numaralı reaktör çalışır durumda bile değildi, ama 3 numaradan yan kanalla giren hidrojen onu da havaya uçurdu. Görüntüler dünyaya canlı yayınlandı: beton iskeletleri sıyrılmış, bağırsakları görünen reaktör binaları.

Maddi bilanço sismik ve nükleer felaketin bileşkesidir: depremin ve tsunaminin doğrudan kurban sayısı ~18.500 (ölü + kayıp), bunların büyük çoğunluğu boğulma. Santraldeki radyasyona doğrudan atfedilen ölüm sayısı resmi olarak 1 (2018'de Japon hükümeti akciğer kanserinden ölen bir TEPCO işçisini tanıdı); ancak 154.000 kişilik zorla tahliyenin yarattığı stres, tedavi kesintisi ve yerinden edilme, çoğu yaşlı 2.200'den fazla ölümle ilişkilendirildi. Pasifik Okyanusu'na sızan ve sürmekte olan kontamine su sorunu (2023'te işlemden geçirilmiş suyun denize boşaltımı başladı) hâlâ tartışmalıdır.

Fukushima'nın asıl mirası enerji politikasıdır. Almanya birkaç gün içinde sekiz reaktörünü kapattı ve 2022'ye dek nükleerden tam çıkışı (Atomausstieg) yasalaştırdı. Japonya 54 reaktörünün hepsini geçici olarak durdurdu; on yıl içinde yalnızca bir avuç tekrar açıldı. İsviçre, Belçika, İtalya yeni programlardan vazgeçti. Bu çıkışların boşluğunu kısa vadede kömür ve doğalgaz doldurdu — bu yüzden Fukushima, küresel iklim hedefleri için paradoks bir andır: en az karbonlu temel-yük enerji kaynağından korkulan kazadan sonra korkuyla vazgeçilmesi, fosil yakıt tüketimini fiilen artırdı. 2020'lerin ortasında nükleer-yenilenebilir tartışması yeniden açıldı; küçük modüler reaktör (SMR) projeleri ve mevcut santrallerin ömür uzatımı yeniden gündeme geldi. Tsunami duvarı 10 metreydi; bilim 15 metrelik dalgaya geç uyandı.

Galeri

Konum

Ōkuma, Fukushima, Japonya · OpenStreetMap →

Kaynaklar