MS 376 — yaklaşık 568 arası · Aşağı Tuna nehri geçişi, Roma sınırı
Kavim Göçleri: Tuna'dan Avrupa haritasının yeniden çizilmesi
MS 376'da Hun basıncından kaçan Vizigotların Tuna'yı geçip Roma topraklarına girmesi, iki yüzyıl boyunca Got, Vandal, Frank, Lombard ve diğer Cermen halklarının Avrupa'yı yeniden çizdiği büyük göç dalgasının başlangıcı oldu.
MS 370'lerde Orta Asya bozkırlarından gelen Hunlar, Karadeniz'in kuzeyindeki Ostrogot ve Vizigot federasyonlarını dağıttı. Yurtsuz kalan Vizigotlar — kaynaklarda Tervingi ve Greuthungi adıyla — 376 yazında, doğu imparatoru Valens'ten Tuna'yı geçip Roma topraklarına yerleşme izni istedi. İzin verildi; ancak Roma yetkilileri göçmenleri sömürdü, açlığa terk etti. İki yıl sonra, 9 Ağustos 378'de Vizigotlar Adrianopolis (bugünkü Edirne) yakınlarında Valens'i bozguna uğrattı ve imparatoru savaş alanında öldürdü. Roma'nın bir Cermen ordusuna bu ölçekte yenilmesi yaklaşık altı yüzyıldır görülmemişti.
376 geçişi 'Völkerwanderung' adıyla bilinen büyük hareketin yalnızca tetikleyicisiydi. 31 Aralık 406'da donmuş Ren nehrini Vandal, Sueb ve Alan grupları aştı; Galya'yı yağmalayarak İspanya'ya, oradan Kuzey Afrika'ya geçtiler ve 439'da Kartaca'yı başkent yapan bir Vandal krallığı kurdular. Vizigotlar batıya ilerleyerek 410'da Roma'yı yağmaladı, sonra Güney Galya ve İspanya'da Tuluş ile Toledo merkezli krallıklarını kurdu. Franklar Kuzey Galya'yı kademeli olarak ele geçirdi; Burgundlar Rhône havzasına yerleşti; Anglo-Saksonlar Britanya'ya geçti; VI. yüzyıl sonunda Lombardlar İtalya'nın kuzeyini aldı.
Bu hareketin asıl motoru, V. yüzyıl ortasında Attila yönetiminde Karpat havzasında devasa bir imparatorluk kuran Hunlar oldu. Attila 451'de Galya'ya, 452'de İtalya'ya girdi; 453'te ani ölümünün ardından konfederasyon birkaç yıl içinde dağıldı, ama yarattığı domino etkisi Cermen halklarını Roma sınırına itmeye devam etti. Batı Roma İmparatorluğu için bu basınç sürdürülemezdi: 476'da Cermen kökenli komutan Odoacer son Batı imparatoru Romulus Augustulus'u tahttan indirdiğinde, imparatorluğun pratik gücü çoktan barbar federe krallıklara devrolmuştu.
Geleneksel anlatım bu dönemi 'barbar istilaları' olarak çerçeveler; modern akademi ise daha tarafsız bir 'kavim göçleri' (Völkerwanderung, migration period) terminolojisini tercih eder. Yeni nesil araştırma — Peter Heather, Walter Goffart, Guy Halsall — bu süreçte yıkım kadar yerleşim, asimilasyon ve dönüşümün de belirleyici olduğunu vurgular: gelen halklar Latin hukukundan, Hristiyanlıktan ve Roma idari geleneklerinden geniş ölçüde yararlandı. Sonuç bir 'çöküş' değil, klasik antik dünyanın Akdeniz birliğinden ortaçağ Avrupa'sının çoğul, krallıklara bölünmüş düzenine geçişti.