EON𝑝𝑒𝑑𝑖𝑎

Başlangıçtan bugüne.

Joseph-Noël Sylvestre'in 1890 tarihli tablosu, 410 yağmasını romantik bir sahneye dönüştürür: ayaklarında kırılmış imparator heykeli yatan tek bir Got savaşçısı, klasik düzenin sonunu temsil eder. Çağdaş kaynaklar gerçek yağmayı çok daha ölçülü tarif eder; tablo, olayın yarattığı kültürel şokun XIX. yüzyıldaki yankısıdır.Public domain

24 Ağustos 410 · Roma, İtalya

Alaric'in Roma'yı yağmalaması: Ebedi Şehir'in düşüşü

Paylaş

Vizigot kralı Alaric'in komutasındaki bir ordu, 24 Ağustos 410'da Roma'yı üç gün boyunca yağmaladı — yaklaşık sekiz yüz yıl sonra şehir ilk kez bir yabancı kuvvete açıldı. Olay askeri ölçeğinden çok sembolik şokuyla geç antik dünyayı sarstı.

Alaric, Adrianopolis (378) sonrasında imparatorluğa federe olarak yerleşen Vizigotların yeni kuşağındandı. Roma ordusunda hizmet etmiş, kendisine ve halkına ödenmemiş ücretlerle toprak için defalarca Batı sarayına başvurmuş, her seferinde oyalanmıştı. Doğu sarayıyla pazarlığı çıkmaza girince 408 ve 409'da Roma'yı kuşattı; ikinci kuşatmada şehri açlığa terk edip Senato'nun fidye ödemesini sağladı. İmparator Honorius güvenli Ravenna sarayından her uzlaşma teklifini geri çevirince, Alaric üçüncü ve son kez şehri kuşattı.

24 Ağustos 410 gecesi Salaria Kapısı içeriden açıldı — büyük olasılıkla Got köleler tarafından. Yağma üç gün sürdü. Çağdaş kaynaklar (Hieronymus, Augustinus, Orosius, Sozomen) görece ölçülü bir tahribattan söz eder: Vizigotlar Hristiyan oldukları için büyük bazilikalara — özellikle Aziz Petrus ve Aziz Paulus kiliselerine — sığınanlar bağışlandı; saraylar yağmalandı, bazı binalar yakıldı, ama şehir yerle bir edilmedi. İmparator Honorius'un kız kardeşi Galla Placidia esir alındı; yıllar sonra Alaric'in halefi Athaulf ile evlenecekti. Alaric birkaç hafta sonra Güney İtalya'da öldü; Vizigotlar ardından Galya ve İspanya'ya yöneldi.

Maddi yıkımdan çok daha derin olan kültürel travmaydı. Roma — MÖ 387'de Gallerin baskınından beri düşman ayağı görmemiş 'Ebedi Şehir' — artık dokunulmaz değildi. Pagan Romalılar için sorumlu açıktı: imparatorluk Hristiyanlığı kabul ettiği için eski tanrılar şehri terk etmişti. Bu suçlamaya yanıt vermek üzere Hippolu Aziz Augustinus, 413'te 'De Civitate Dei' (Tanrı'nın Şehri) adlı yapıtını yazmaya başladı: dünyevi imparatorlukların gelip geçici, gerçek 'şehir'in göksel olduğunu savundu. Bu eser yalnızca bir polemik değil, sonraki bin yıl Avrupa siyasi düşüncesinin temel kitaplarından biri olacaktı.

410 yağması Batı Roma'nın sonu değildi — imparatorluk altmış altı yıl daha sürecekti. Ama erozyonun görünür kırılma noktasıydı: 455'te Gaiseric komutasındaki Vandallar Roma'yı ikinci kez yağmalayacak, 476'da Odoacer son Batı imparatorunu indirecek, 410 sonrası Galya, İspanya ve Kuzey Afrika'da kurulan Got, Vandal, Frank federe krallıkları zamanla bağımsız Cermen monarşilerine dönüşecekti. Çağdaşların 'sonsuz' sandığı bir düzenin sonlu olduğunu kabul etmek zorunda kaldıkları an, bu üç günlük yağmaydı.

Konum

Roma, İtalya · OpenStreetMap →

Kaynaklar