EONpediaSANAT

İlk imgeden bugüne.

Yves Klein, beden izlerini tuvale aktardığı Antropometriler serisiyle resmi fırçadan ve sanatçının el izinden kurtararak eylemin kendisine dönüştürdü.Public domain

~1960 · Musée National d'Art Moderne, Centre Pompidou, Paris, Fransa

Yves Klein: Antropometriler ve Mavi Devrim

Paylaş

Yves Klein'ın çıplak modelleri International Klein Blue (IKB) boyasıyla kaplayıp 'canlı fırçalar' olarak tuvale bastırdığı *Antropometriler*, kavramsal ve performatif resmin zirvesidir.

Fransız avangart sanatçı Yves Klein, resimdeki geleneksel fırça darbelerini ve sanatçının kişisel el izini tamamen ortadan kaldırmak amacıyla radikal bir yöntem geliştirdi: *Antropometriler* (*Anthropométries*). İlk kez 9 Mart 1960'ta Paris'teki Galerie Internationale d'Art Contemporain'de halka açık bir performansla sergilenen bu yöntemde, Klein şık bir smokin giyerek sahneye çıktı ve ellerini boyaya sürmeden, çıplak modelleri yönlendirdi. Modeller, sanatçının kendi geliştirdiği ve patentini aldığı ünlü *International Klein Blue* (IKB - Uluslararası Klein Mavisi) boyasıyla vücutlarını kaplayarak kendilerini beyaz kağıt ve tuvallerin üzerine bastırdılar. Performans sırasında, Klein'ın bestelediği ve tek bir notanın 20 dakika boyunca çalınıp ardından 20 dakika sessizlikten oluşan *Monotone-Silence Symphony* (Monoton-Sessizlik Senfonisi) çalındı.

Bu eserlerde ortaya çıkan figürler, klasik anatomi resimlerinden çok farklıdır. Baş, kollar ve bacaklar genellikle baskıda yer almaz; geriye yalnızca gövdenin, göğüslerin ve kalçaların bıraktığı temel insani izler kalır. Klein bu baskıları judo minderi üzerindeki beden izlerinden ve Hiroşima'ya atılan atom bombasının duvarlarda bıraktığı insan gölgelerinden ilham alarak kurgulamıştır. Ona göre beden baskısı, maddesel bedenin ötesine geçerek yaşam enerjisinin ve tinin tuval üzerinde somutlaşmasıydı.

Sanat tarihçisi Pierre Restany tarafından Grekçe 'insan ölçümü' kelimesinden türetilen *Antropometri* terimi, Klein'ın bedeni hem bir ölçüm aracı hem de resmin kendisi olarak kullanışını özetler. Bu çalışmalar, resmi bir nesne olmaktan çıkarıp eylemin, zamanın ve sesin bir araya geldiği bir 'yaşantı' haline getirerek Performans Sanatı ve Kavramsal Sanat akımlarının önünü açmıştır.

Bugün Centre Pompidou ve Museum Ludwig gibi dünyanın önde gelen modern sanat müzelerinde sergilenen bu eserler, bedenin sanat nesnesi ve öznesi olarak kullanımında çığır açan bir dönüm noktasıdır.

Konum

Musée National d'Art Moderne, Centre Pompidou, Paris, Fransa · © OpenStreetMap

Kaynaklar